-MOĞOLİSTAN GÜNLÜĞÜ II-(KAYA RESİMLERİ, TAMGALAR, ÖĞRENCİ SEMPOZYUMU)

tamga

Saygıdeğer hocalarım, kıymetli dostlar ve sevgili öğrencilerim;

Bildiğiniz gibi yaklaşık iki aydır Moğolistan Milli Üniversitesi Bilimler Fakültesi Asya Araştırmaları Bölümü Türkoloji Anabilim Dalında görev yapıyorum. Buraya geldiğimde Anabilim dalı başkanı Prof. Battulga ve mesai arkadaşlarının (Azzaya, Gerelma ve Ariyajav hanımlar) insanüstü gayretleri ve TİKA ile Yunus Emre Enstitüsünün desteğiyle ayakta durmaya çalışan, az sayıda öğrencisi olan mütevazı bir birim görmüş ve öğrenci sayısının beklenenin/arzulananın altında olması sebebiyle de açıkçası biraz üzülmüştüm. Ancak bugün bu güleryüzlü ve alçakgönüllülüğü hiç elden bırakmayan bu insanların gözümde ne kadar yüceldiğini, adeta devleştiğini anlatamam. Sabah 07.40’ta başlayan dersime yetişebilmek için koştura koştura (dersliklerin ve Türkoloji hocalarının bulunduğu dördüncü katta beni bekleyen sürprizden habersiz olarak) Üniversiteye gittim. Aslında sürpriz olmamalıydı. Öğrenciler ve mesai arkadaşlarım daha önce gün de vererek bu etkinlikten bahsetmişlerdi ancak bir gün önce akşama kadar hiçbir hareket olmaması sebebiyle herhalde yapılamayacak diye düşünüp üzülmüştüm. Ancak tüm öğrenciler sabahın ilk ışıklarına kadar çalışmış ve başarmışlardı. Türkoloji katının tüm koridorları aşağıda birkaçını paylaşacağım Köktürk devri kaya resimleri ve tamgalarıyla bezenmişti. Orijinallerinden öğrencilerin eliyle kopyalanan şaheserler karşıladı beni. Öğrencilerimiz resimleri ve tamgaları ilk yapanların heyecanı ve bir sanatçı titizliği ile günlerce emek çekmiş, ter dökmüştü. Ve nihayet çekilen zahmetler meyvesini bu sabah verdi. Koridorlarda tarih koktu bugün, Türk koktu, Köktürk koktu. Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk’un yoldaşlarıyla/çağdaşlarıyla, Yollug Tigin ile dolaştım koridorlarda. Ruhlarını hissettim, kıvanç duydum, duygulandım. Bana bu duyguları yaşatan öğrencilerime, yüreği sevgi ve saygı dolu, güleryüzlü, mahcup ama mağrur insanlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ne güzel sizi tanımak, sizlerle aynı havayı solumak.

Bir gün önce sabahlara kadar çalışan bu muhteşem gençlerde yorgunluktan eser yoktu, aksine her birinde pırıl pırıl parlayan gözler ve saklayamadıkları bir heyecan vardı. Zira gün boyu sürecek bir akademik etkinliğin de baş aktörleriydi genç Türkolog adayları. Her yıl geleneksel olarak yazıtların okunuş yıldönümünde yazıtlar ve Türk dili ile ilgili bildiriler hazırlıyor ve onları bir jüri önünde sunuyorlarmış. Bu yıl da öyle oldu. Yazıtların okunuşunun 123. yılı anısına çok güzel bir öğrenci sempozyumu yapıldı. Bildiri öncesi ve bildiri sırasındaki heyecanları, bildirilerini sunduktan sonraki mutlulukları görülmeye değerdi. Her biri emek ürünü 15 bildiri dinledik. Beni duygulandıran, heyecanlandıran, sevindiren, coşkulandıran genç Türkologlar; çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki tanıdım sizleri.